Ana Sayfa




biyodoc.com
 
EVRENİN VE DÜNYANIN OLUŞUM AŞAMALARI

 
 

 
Evrenin oluşumu, büyük patlama teorisi (big bang) ile açıklanır.

Bu teoriye göre: yaklaşık olarak 13,7 milyar yıl önce, evrede gerçekleşen büyük bir patlama sonucunda
    günümüz uzayının temelleri atılmıştır.
 

Büyük patlama öncesinde, evren sürekli olarak genişliyordu. 

Bu dönemde evrende; kuarklar, leptonlar ve fotonlar bulunmaktaydı. 

Evrenin genişlemesi, sıcaklığın da sürekli olarak düşmesine yol açıyordu.

Sıcaklık yaklaşık olarak 1013 °C' ye kadar düştüğünde: kuarklar proton ve nötronları; fotonlar ise
    elektron ve pozitron çiftlerini oluşturmaya başladı.
 

→Daha sonra nötronların parçalanması sonucunda; proton, elektron ve anti-nötronlar oluşmaya başladı.


 


Bunun sonucunda ilk hidrojen atom çekirdekleri oluştu.
 

Daha sonra, protonların nötronlarla birleşmesi sonucunda döteryum çekirdekleri oluşmaya başladı.


   

Proton ve nötronların birleşiminin devamı sonrasında, diğer hafif atom çekirdekleri oluşmaya başladı.


Büyük patlamadan yaklaşık olarak 300 bin yıl sonra, sıcaklık 10 bin °C' ye kadar düştü.
 

Bu dönemde elektronlar, atom çekirdekleri ile bir araya gelerek atomları oluşturmaya başladı.
 

İlk önce: hidrojen, helyum ve lityum gibi hafif atomlara sahip olan elementler oluştu.

 

Büyük patlamadan yaklaşık olarak 1 milyar yıl sonra, evrenin sıcaklığı -200 °C' ye kadar düştü.
 

Bu dönemde: hidrojen ve helyum gazları, kütle çekim kuvvetinin etkisiyle bir araya gelerek; 
   dev bulut kütlelerini oluşturmaya başladı. 


Bu dev bulut kütleleri, galaksileri (gök adalar) oluşturdu.
 

→Bunlardan daha küçük yapılı bulut kümeleri ise büyük kütleli yıldızları oluşturdu.

 
Bu yıldızlarda, sürekli olarak hidrojen atomları birleşerek; helyum atomlarına dönüşüyordu.


 



Daha sonra, bu çok dev kütleli yıldızlar patlayarak dağılmaya başladı.
 
Bu patlamalar sonucunda, açığa çıkan enerjinin etkisiyle biraz daha ağır çekirdekli elemetler oluşmaya başladı.

Daha sonra bu elementler, kütle çekim kuvvetinin etkisiyle bir araya gelerek; ağır çekirdeklere sahip
    küçük yapılı yıldızları oluşturmaya başladı. 


Bu yıldızların yaşı ilerledikçe, sıcaklıkları da sürekli olarak yükseliyordu.

Sıcaklık yaklaşık olarak 100 milyon °C’ ye ulaştığında, helyum atomları kaynaşarak karbon atomlarını
    oluşturmaya başladı. 


Daha sonra karbon atomu, helyum atomu ile kaynaşarak oksijeni oluşturmaya başladı.




Bu kaynaşma olaylarının sürekli bu şekilde devam etmesi sonucunda, atom numarası 26’ ya kadar olan 
    elementler oluşmuştur.


İlerleyen zamanlarda, bu çok büyük kütleli yıldızlar da patlayarak dağıldı. 

Bu patlamalarda açığa çıkan yüksek miktarda enerjinin etkisiyle, daha da ağır çekirdekli elementler oluştu.

→Bu elementlerin, kütle çekim kuvvetinin etkisiyle bir araya gelmesi sonucunda; güneş gibi daha küçük kütleli
    yıldızlar oluşmaya başladı.


Bu yıldızların etrafında bulunan maddelerin, kütle çekim kuvvetinin etkisiyle; zamanla bir araya gelmesi
    sonucunda gezegenler oluşmaya başlamıştır.



Dünyamız yaklaşık olarak 5 milyar yıl önce oluştu. 

Dünyanın oluşumu sırasında, demir ve nikel gibi ağır kütleli elementler; merkeze doğru çökerek dünyanın
    çekirdeğini oluşturdu.


Silisyum ve alüminyum gibi hafif kütleli elementler ise yüzeyde kalarak yer kabuğunu oluşturdu.

Dünya ilk oluştuğunda, bir lav kütlesinden oluşmaktaydı. 

Bu kütle etrafında, kütle çekim kuvveti etkisi ile tutulan gazlar ilk atmosferi oluşturdu.

→Su, ilk atmosferde gaz halde bulunmaktadı.

Zamanla dünyanın soğuması sonucunda yer kabuğu katılaştı ve atmosferde bulunan su buharı ise
    yoğunlaşarak, yeryüzüne yağışlar şeklinde düşmeye başladı.


Bunun sonucunda, yeryüzünde bulunan çukurluklar su ile dolarak; ilk deniz, göl ve nehirleri oluşturmaya başladı. 


→Dünyadaki ilk canlı formları, yaklaşık olarak 3.5 milyar yıl önce su içinde oluşmaya başladı.

İlk canlılar, ortamda hazır olarak bulunan organik besinleri kullanan heterotrof bakterilerdir.

Daha sonra bu bakterilerin evrimleşmesi sonucunda, stromatolit adı verilen ilk fotosentez yapan bakteriler
    ortaya çıkmıştır.


Bu bakterilerin yaptığı fotosentez sonucunda; açığa çıkan oksijen gazı, zamanla atmosferde birikerek 
    ozon tabakasını oluşturmuştur.


Ozon tabakası, güneşten yeryüzüne düşen zararlı ultra-viole ışınlarını engellemiş ve bunun sonucunda;
    su içinde yaşayan canlılar karaya geçmeye başlamıştır.


 

 
 

 

  



 
 
###########################################################################################





 www.biyodoc.com     SİTENİN TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Bu websitesi webservis hosting paneli tarafindan olusturulmustur

web stats